“Ayrı Kırmızı” Ebrusu

Availability: In stock

QUICK OVERVIEW

“Ayrı Kırmızı” Ebrusu Engin Kökçü tarafından Klasik Tavır ile hazırlanmıştır.

 250,00 + KDV

Karşılaştır
Etiketler: , , .

Engin Kökçü tarafından Klasik Tavır ile hazırlanmıştır.

EBRU SANATI TARİHİ

Geleneksel İslam-Türk sanatlarının en önemlilerinden biri olan ebrû sanatının, ilk olarak nerede, ne zaman ve kim tarafından yapıldığı malesef bilinmemektedir. Her ne kadar çok eski tarihli kitap ciltlerinde ve albumler de(murakka) ebrûlu kağıtlara rastlanmış olsa da, kesin tarihi bilinen en eski ebrû örneği, Maliki Deylemiye ait olan ve bugün Sayın Uğur Derman’ın Kolleksiyonunda olduğu bilinen  1554 tarihli bir yazıda görülmektedir. Bu yazıda bulunan ebrû tekniğinin, ancak usta bir ebrûcu tarafından yapılması mümkün olan  “hafif ebrû”  olması sebebiyle, ebrû sanat tarihinin çok daha eskilere uzandığı düşünülmektedir. Ebru sanatı hakkında Türkçe kaleme alınmış bilinen en eski eser, 1615’ten sonra yazılan “Tertib-i Risâle-i Ebrî” adlı yazma kitapçıktır.

Her ne kadar ilk olrak kimin yaptığı kesin bir şekilde bilinmese de, ebrû sanatının Türkistan coğrafyasından çıkan bir Türk sanatı olduğu batılılar tarafından da kabul edilmiştir. Bu sebeple Avrupa da ebrû, Türk kağıdı veya Türk mermer kağıdı diye bilinmektedir. Türkistan coğrafyasından sonra İran’a ve oradan da Osmanlı coğrafyasına geçtiği bilinen ebrû sanatı, Osmanlı da sanatsal açıdan kemale ermiştir. Gerek kullanılan malzemeler ve boyalar gerekse teknik açıdan asıl kimliğini kazanmıştır. 1700 lü yıllarda İstanbul’da yaşamış olan Hatib Mehmet Efendi, ebrû sanatında “hatib ebrûsu” diye bilinen, su yüzeyinde figüratif desenler oluşturmayı ilk olarak başaran kişidir. Bundan sonra çeşitli Türk ebrû ustaları farklı desen, çiçek ve akkase ebrû yapım tekniklerini başarı ile uygulayarak ebrû sanatını günümüze taşımışlardır.

Ebrû kelimesinin köken olarak farsça da bulutumsu manasında gelen ebri kelimesinden mi, yoksa Çağatay dilinde damarlı, hareli kumaş veya kağıt manalarında kullanılan ebre kelimesinden mi veya farsça da su yüzü manasında gelen âb-rû kelimesinden mi geldiği kesin olarak anlaşılamamıştır. Su yüzeyinde yapılan bir sanat dalı olması sebebiyle, birçok insan âb-rû tamlamasının ebrû kelimesinin kökü olduğuna inansa da, eski yazılı kaynaklarda, kelime sürekli ebri diye kullanıldığından, bulutumsu manasında ki bu kelimenin ebrû nun kökü olduğu kanaatini güçlendirmiştir.

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

Sadece bu ürünü satın almış olan müşteriler yorum yapabilir.

Profcat Store